Michael Jackson etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Michael Jackson etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Mayıs 2010 Çarşamba

Zebra deseni ve "This is it"

12 Mayıs 2010 Çarşamba
Hola! Kısa süreli bir yokluğun ardından, hem biraz bu zamanda ne yaptığımı anlatayım hem de giydiğim bir kıyafeti paylaşayım istedim. Cumhuriyet Bayramı, izin, hafta sonu derken 4 günlük bir izin yaptım ancak havanın son derece kötü olması sebebiyle dışarda fazla vakit geçiremedim. Geçirdiğim zamanların ilkinde Ghetto'da Red Bull Music Academy Club Night kapsamında Gui Boratto ve Super Mayer'i dinleme şansına sahip oldum ki, Boratto'yu beklediğimize gerçekten değmiş, uzun süredir dinlediğim en güzel setlerden biriydi, kendisinin mimar olduğunu ve daha önce İstanbul'a gelip 3-4 gün kaldığını bu sırada mimari yapıları incelediğini öğrenip şaşırdım. Kıyafet fotoğrafları da o geceye ait, zebra deseni benim için farklı bir tercih, zaten iddialı olduğu için daha sade parçalarla birleştirdim.

Hola! I was away for a while and had 4 days free last week but the weather was awful, I couldn't go out much. I went to see  Gui Boratto and Super Mayer for Red Bull Music Academy Club Night, Boratto was fantastic, one of the great sets lately and I was surprised to learn that  he is an architect and stayed in Istanbul before to examine the buildings. My photos belogs to that night, zebra print something unusual for me and I tried to combine this bold print with simple accessories.

İkinci önemli olay ise Haziran ayında aramızdan ayrılan Michael Jackson'un son konser maratonuna hazırlık görüntülerinden oluşan "This is it" filmini izlememdi, son zamanlarda medyanın hep kötü haberlerle bize sunduğu bu efsanenin son zamanlarını nasıl geçirdiğini gerçekten bilmeyi çok istiyordum. Ağlayacağıma kesin gözle bakıp, 2 paket kağıt mendili çantama atıp sinemaya gittim. Gördüğüm şeyde beklediğim drama yoktu, zaten tüm sözlerini bildiğim klasikler art arda sıralanırken ağlamak imkansızdı. Orada gördüğüm, yaptığı işe hakim, her notadan haberdar, insan sevgisiyle dolu, diğer insanlara değer veren, hala muhteşem bir sese ve dans yeteneğine sahip bu  hayatımın fon müziği olan sanatçıyı yine en iyi yaptığı şeyi yaparken izledim ve mutlu oldum. Gerçekleşseydi muhteşem bir performans olacağına inandığım konserler serisi provaları, güçlü omuz detaylı Balmain ceketler, güzel kareografi, çok moda olan ve onun imzası olan payetler, bir birinden yetenekli dansçıların da yardımı ile keyifli bir şekilde bitti, yalnız eski performans veya kliplerinden, ödül törenlerinden kısa bir kesit görmekte fena olmazdı. En fazla "Billie Jean" ve "Man in the mirror" 'da kendimi tuttum ama hala dünyaya mesaj vermeye çalışan Michael Jackson'un kendi adına mesajını verdiğine ve dünyada oldukça büyük bir değişiklik yaptığına emin olarak, aramızdan erken ayrılmasına rağmen onun adına mutlu oldum.

I also went to see "This is it", I really wanted to see what he was doing on his last days since the only news and photos we got were always bad things :(. I was expecting to cry loads but it wasn't about the drama and you can't cry while all the great classics that you knew every word were passing by. What I saw is there a legend doing the best thing he does, performing, singing and dancing. A person who is capable of every key, a person who cares about people still with a great voice and dance talent. The concert series would be a great success if they've happened but the documentary ended by seeing very now Balmain jackets with strong shoulders, his signature sequins, fantastic coreography, really hot dancers.. etc. I would be more happy if we have seen a short part about his videos, performances and award shows and stuff. I hold on to myself when he was rehearsing "Billie Jean "and "Man in the mirror" but I felt happy for MJ, who was still trying to give a message to the world and succeed to convey his message and made a big change in this planet.


Elbise(Yeni)/dress(New): H&M -  Ceket /Jacket: Zara - Ayakkabılar /Shoes: Betsey Johnson - Çanta/Bag: Marc by Marc Jacobs - Aksesuarlar /Accessories: Beyoğlu dükkanları /Local shops, Marc by Marc Jacobs,Topman

0 yorum

IFW style day 3

D&G'nın yaz 09 koleksiyonuna ait olan David Bowie tişörtü
D&G's infamous David Bowie tee from S/S 09 collection.

Mor ayakkabılar / Purple Shoes

Mavi defilesinden önce modeller sigara molasında
 Models of Mavi fashion show were having a smoke break before the show

Katılımcı tarzları açısından kuru geçen bir günü Eda Taşpınar'ın Yazbükey Michael Jackson kolyesi renklendirdi. Ben kolyeye odaklanmışken topuğu tabanca biçiminde Chanel ayakkabılarını çekmek gerektiği konusunda beni uyarmasına sevindim :)

3rd day of Istanbul Fashion week was dry in terms of attendees' style but Eda Taspınar, who is a presenter of a show about fashion on tv, brought some colour to the event with her Yazbukey Michael Jackson necklace. I was focused on the necklace but thanks to her she warned me to shoot her Chanel shoes for my blog.

Güzel bacaklar, desenli çoraplar ve yüksek topuklar
Nice legs, patterned tights and high heels






0 yorum

Kıyafet arası, film tavsiyeleri ve MJ


Günaydın! Kıyafet postlarına geçen hafta tatil sırasında giydiğim,  yine alt teması "rahatlık" olan bir kıyafetle kaldığımız yerden devam edelim :). O günün ve genel tatilin havası bir önceki cümledeki kelime üzerine kurulmuş olsa da, bir özet geçmek gerekirse sanırım şöyle olurdu. İlk olarak Arnavutköy Ali Baba'da köfte yiyip,bir kaç fotograf çektik ancak gördük ki ki köftelerin eski tadı kalmamış, benim köfte harcıyla yaptığım köftelere denk olmuşlar ve iyi köfte yenebilecek yerler listesinden Ali Baba tarafımızca çıkartılmıştır :). Sonrasında trafik sebebiyle biraz da zorunlu olarak, Akmerkez ziyareti. Akmerkez'e yapılan makyaj sebebiyle bir ferahlık gelmiş olsa da, azalan mağaza sayısının ve tatilin bu ferahlığa başka türlü katkıları olduğu kesin. Günün ve tatilin devamında aldığımız pek çok filmden ikisini seyredebildik, biri yine Quentin Tarantino'nun Dehşet Gezegeni (Grindhouse: Planet Terror), ki en saçma filmler top 10 sıralamasında üst sıralara yarışır ve romantik komedi sevenleri memnun edecek  Cameron Diaz ve Ashton Kutcher'lı "burada olan burada kalır". ( What happens in Vegas)

Morning! We took this photos during last long weekend which is almost reflects all my mood " comfy". We didn't go out much and watched 2 movies. One of them was Tarantino's Grindhouse: Planet Terror and the other was "What happens in Vegas" with Cameron Diaz and Ashton Kutcher. The former one was so absurd even can be at top 10 of the most ridiculous movies ever but the other one was ok and fun for romantic comedy lovers.



Ceket/Jacket: Sisley
Üst (Yeni)/  Paris Top(New): River Island
Jean (Yeni)/Jeans( New): Tophop Jamie
Babet/Flats: Sam& Libby
Saç bandı/ Hairband: Accessorize
Gözlük/Sunnies: Marc Jacobs


Benim fiyonklu babetlerim, onun kocaman Vans x Marc Jacobs ayakkabılarına karşı
My bow flats against his hugeVans x Marc Jacobs slip ons

Filmlerden konu açılmışken pazartesi günü seyretme imkanı bulduğum "Tek başına bir adam" ( A single man) filminden bahsetmeden bu postu bitirmem doğru olmaz.. Pek çoğunuzun bildiği üzere film gönüllerimizin sultanı eski tasarımcı ( Halen tasarlamaya devam ediyor ,2011 Sonbaharında bir kadın iç çamaşırı koleksiyonuyla yine akıllarımızı çalacağı kesin :))  yeni yönetmenTom Ford'un yönettiği ilk film. Christopher Isherwood'un aynı adlı romanından uyarlanan film, bir İngiliz profesorun yalnızlığı üzerine kurulmuş bir dram. Film bir dram olmasına rağmen sahnelerin güzelliği insana bir dram ancak bu kadar "güzel" anlatılabilirdi diyor. Filmle ilgili benim duyduğum en akılda kalan eleştiri  "uzun bir parfüm reklamı gibi cümlesiydi "ve bu cümlenin doğruluğu G.'nin " bu ne ya, moda çekimi gibi film "sözüyle de tescillenmiş oldu :).  Gerçekten de her sahne Tom Ford'un estetik anlayışını yansıtan ancak Vogue sayfalarında görebileceğiniz kadar güzel planlarla dolu. Jilet gibi Tom Ford takımları içersinden ince, uzun, güzel erkekler, krepeli saçları ve kusursuz kedi gözü makyajlarıyla Bridget Bardot misali salınan hoş kadınlar, antika arabalar, tasarım harikası mekanlar.. birleşince  unutulmayacak güzellikte kareler ortaya çıkmış. Film konusundan dolayı  biraz yavaş ilerlese de, sırf o güzel sahneler için bile seyretmeye değer, ha bir de kısa bir sahnesi olsa da Jon Kortajarena için. Tom Ford reklamlarından, H&M ilanlarına kadar hepsinde yer alan bu hoşluğu, nasıl görmezden gelmişim diye hayıflandığım bu güzelliği ve filmi şiddetle tavsiye ederim.


Since I've started talking about the movies, I have to mention that I had a chance to see Tom Ford's " A single man"  on Monday. Most of you are aware of this is his first movie based on the same named novel of Christopher Isherwood. It was a dramatic story of an English professor on his loneliness. The film was a great parade of beautiful scenes with sleek,beautiful men in Tom Ford suits, nice Bardot-esque women, accompaniyng with antic cars and great locations, it was all like a Vogue editorial with all Tom Ford's aesthetic. It was all worth to see even for this great scenes and Jon Kortajarena, I really regret how I missed that great creature while he was all over Tom Ford to H&M adds.

Son olarakta dün keşfettiğim, benim gibi Michael Jackson hayranlarını mutlu edecek http://fuckyeah-michaeljackson.tumblr.com/  dan bahsetmek istiyorum. Onun hayatından kesitleri, unutulmayan sözleri ile bize sunan bu siteyi geç keşfetmiş olsam da, keyfini doya doya çıkartacağım kesin.


Lasty I've just explored a wonderful site for those who are  Michael Jackson fans like me, which is http://fuckyeah-michaeljackson.tumblr.com/ , it has all the nice moments  and quotes of his life, enjoy!

Bu uzun ve karışık yazıdan sonra, şimdilik bana eyvallah :)

I gotta go for now after my long and complicated post, see you later :)

Zimbio, Amoeba,

0 yorum

Think Amsterdam!

Bugün keyifli bir cuma günü geçiriyorum. Hava güneşli, ofiste yalnızım, işler az. Kendimi cuma moduna kaptırdım arka arkaya  Pretty Young Thing, Blame it on the boogie, Wanna be startin' something.. gibi eğlenceli MJ klasiklerini dinliyorum. Aklımda akşam 29'da yiyeceğimiz yemek ve  bakım, güzellik işlerini sabahtan haletmenin dayanılmaz hafifliği :) En sevmediğim şeylerden birisi, evden işe koşturup, yine aynı aceleyle, zaman darlığı içinde gideceğiniz yere hazırlanmak, şükür ki bugün o acele olmayacak.

Neyse, bugün sizin hafta sonu planlarınızı  sormayacağım çünkü beni ilgilendiren önümüzdeki hafta sonu ne yapacağınız. Siz söylemeden ben söyleyeyim; aranızdan bir kişi ve arkadaşı 8 Mayıs Cumartesi günü Ghetto'da yapılacak olan Think Amsterdam! etkinliğine gidecek. O nedir derseniz, Hollanda Konsolosluğu'nunda katkılarıyla genç tasarımcıların, sanatçıların Amsterdam'ın kendilerine ifade ettiği duygularla oluşturduğu tasarım ve eserlerini sergileyeceği, Tabe Kıyamet'in de orada olacağı , üstüne bir de, benim yine en son Ghetto'da dinlediğim ve oldukça eğlendiğim Kraak& Smaak'tan dj setiyle renklenecek güzel bir akşam. Şimdi esas noktaya gelelim, bu çift kişilik davetiye, Amsterdam dendiğinde  aklına ilk geleni yazan 30. yorum sahibinin olacak, yorumlar belirlenen sayıya ulaşana kadar onaylanmayacaktır. Herkesin sadece bir yorum hakkı olduğunu ve mail adresinizi eklemeyi unutmamanızı  da hatırlatmak isterim.

Benim Amsterdam deyince aklıma ilk gelen "soğuk" olacaktır, sizinkini duymak için sabırsızlanıyorum, hadi!

Hamiş: Sansınızı ikiye katlamak isterseniz, bir de  buraya bakın derim !.

Şimdiden herkese iyi hafta sonları, iyi eğlenceler :)

0 yorum

11 Mayıs 2010 Salı

It's friday: Smile in style

11 Mayıs 2010 Salı


Smile, though your heart is aching

Smile, even though it's breaking
When there are clouds in the sky
You'll get by...

With your fear and sorrow
If you smile
Smile and maybe tomorrow
You'll find that life is still worthwhile if you'll just...
Light up your face with gladness
Hide every trace of sadness


Although a tear may be ever so near
That's the time you must keep on trying
Smile, what's the use of crying
You'll find that life is still worthwhile
If you'll just...


Smile, though your heart is aching
Smile, even though it's breaking
When there are clouds in the sky
You'll get by...


If you smile
Through your fear and sorrow
Smile and maybe tomorrow
You'll find that life is still worthwhile
If you'll just Smile...

That's the time you must keep on trying
Smile, what's the use of crying
You'll find that life is still worthwhile
If you'll just Smile

Smile by Michael Jackson

Sartorialist

0 yorum

Ondan bundan

İş açısından yine garip bir döngüye girdim, ekim sonuna kadar bana pek rahat yok. Ben yığılmış işlerle debelenirken siz de şunlarla oyalanın :

As work wise, I'm in a pretty tight schedule again and it seems, this will keep on like this until the end of this month so while I'm trying to cope with my work overload, you take a look at those:

* Her pazartesi hafta sonumdan bahsetme adetimi bu hafta gerçekleştiremedim ancak cumartesi günü twitterdan takip edenlerin farkettiği üzere, Galatasaray Lisesi'nin orada ve Taksim Meydanı'nda gerçekleşen Michael Jackson Tribute-İstanbul'a katıldım, tamam bir Stokholm, bir Bükreş değildi,sebepleri çeşitli ancak bir MJ hayranı olarak kendi adıma parçası olabidiğim için mutluyum yani Beat it!!! :)

Normally, I start the week by giving a brief summary about my weekend but I couldn't do this last Monday. I wanna tell you something that I've done  which was very important for me. I danced at Michael Jackson tribute -Istanbul on Saturday. They should be flashmobs but turned into the shows, anyways one was near Galatasaray and on is at the Taksim Square. I can admit they weren't as great as Stockholm or Bucharest  tributes but  as a MJ fan  I'm glad to be part of it so "Beat it"!! :)


*Fotoğraftakini beğendiyseniz, daha fazlası için buraya bir göz atın.

If you like the one at the photo please see here for more.

*Edindiğim bilgilere göre santralatölye'de düzenlenen ve Emel Kurhan tarafından verilecek olan "Moda ABC'si", katılım azlığı sebebiyle 17 Ekim'e ertelenmiş, bunun bir parçası olmak isteyenler haydi tıklayın.

There is a workshop which delayed to 17th October will be given by Emel Kurhan of Yazbükey ( You'll remember this name from Zac Posen's S/S 2010 show, he used their pins on the runway), so if you wanna be a part of it, be my guest from here.

Son olarak Cadıpazarı'nı güncelledim ancak esas yeni Marc Jacobs parçalar var onları da bu hafta sonuna kadar listelemeyi düşünüyorum, bir göz atın derim. http://www.cadipazari.blogspot.com/

Arayı açmamak için elimden geleni yapacağım, şimdilik kalın sağlıcakla!

I'll try to catch up with you as much as I can so see you soon!

0 yorum

With such confusions don't it make you wanna scream

MJ'in Scream şarkısında anlattığı gibi devamlı bir çığlık atma isteğiyle geçen bir haftanın daha sonuna yaklaştık. Bugün tesadüfen yine gece dışarı çıktığımda giydiğim bir kıyafeti koyacağım ama 3 haftadır denk gelmesine rağmen, bu kesinlikle bir rutin değil :) Bu kıyafette iki önemli ve yeni öğe var, biri MJ tişörtüm ki uzun süredir aradığım, bulunca çok sevindiğim, diğeri de yine tamamen rastlantı olan, indirimden kapılan Marc by Marc Jacobs botlarım, her ikisini de oldukça sevdim.

Başka nelerden bahsedecektim, evet hatırladım, güzel bir şeylerden. Geçenlerde kibarlık göstererek bana mail atıp soru gönderen, iki blogtan gelen mini roportaj sorularını cevapladım.  Biri Türkiye'de Moda , diğeri ise Lifeisafashionroulette , kendilerine teşekkürlerimi iletiyor ve bloglarında başarılar diliyorum. Merak edenler varsa linkler burada ve şurada. :)

Gitmeden önce bugün ve hafta sonu cadıpazarına yine bir göz atın  diyorum ve bol kahkahalı bir hafta sonu diliyorum.

Not: Siz söylemeden ben söyleyeyim, bu fotoğraflar gece 04:00 sularında çekildiği için, çok itina görmediğinden, yine açılarda bir gariplik var, hayır son fotoğraflarımdan beri kilo almadım :))

It wasn't a pleasent week, I've felt like  screaming in every chance that I get, like in MJ's song called "Scream". It's been 3 weeks in a row that I've been posting night outfits on Friday but it's  not a routine thing. In this outfit 2 things are worth to pay attention my new MJ tee and Marc by Marc Jacobs wedge boots that I scored from the sales, I love both of them.

Wishing you a fun weekend!

Tişört (Yeni)/ Tee ( New): Nice and Traditional ( Outletim.com'dan)
Tayt/leggings: Miss Selfridge
Deri ceket/Jacket: Zara
Çanta/Bag: Topshop
Botlar(yeni)/Boots(New): Marc by Marc Jacobs

0 yorum